İngilizce Konuşma Stratejileri: Polyglot olan herkesin kullandığı 5 TEKNİK

 

Herkese merhaba, Lingua Matik’e hoşgeldiniz.

Bugün sizlerle İngilizce konuşmanızı ilerletmek için muhakkak üzerinde çalışmanız gereken bazı konuşma stratejileri üzerine konuşacağız.

 

Klasik cevapları hayatından çıkar.

İlk en önemli stratejimiz, klasik bir cevap olan “I’m fine thank you, and you?” yapısını hayatınızdan çıkarın.

Bu çok önemli bir strateji. Bize bu ifadeler kitaplarda öğretiliyor. İyi hoş ama seviyeniz ilerler ilemez hemen bu ifadeyi daha doğal cevaplarla değiştirin çünkü gerçek hayatta nativeler bu klasik cevabı vermiyor. 

Çünkü “I’m fine thank you, and you?” çok robotça çıkan ve gerçek hayatta kullanılmayan bir ifade. Daha doğal hatta bence daha kolay ifadeler var.

“I’m fine, thank you.” Yerine kullanabileceğiniz Yapılar
  • I’m good.
  • I’m great.
  • Pretty good.
  • So-so.
  • Same old, same old.
  • I’m ok.
  • I m alive.

 

Karşı tarafa sorular sor.

Başka harika bir stratejimiz ise karşı tarafa sorun sorma. Yabancı dil öğrenirken öğrencilerin içine düşebileceği bir kara delik olarak yorumluyorum ben bu soru sormayı. Çünkü öğrenci sürekli sorulara cevap verme pozisyonuna alışıyor ve gerçek hayatta soru sormayı unutabiliyor. Aslında sorular size next step i düşünmek için zaman verecek ve karşı tarafa da “Look, I’m interested in our conversation.” hissini verecek çok önemli kullanımlardır.

Bu sorular YES/NO soruları olabilir ya da WH- soruları olabilir. Tabii YES/NO soruları biraz daha muhabbetin gidişatını tıkayabilir. O yüzden ucu açık sorular sormak daha iyi olabilir. 

WH- Soruları: why, where, which, when, what etc.

  • Do you like listening to music?
  • What types of music do you like?
  • What’s your favorite band?
  • What do you think about…?

Yeni bir konu açmak için de şu soruları kullanabilirsin;

  • Do you know about… (turkish culture, turkish food etc.)?
  • Did you hear about… (news, a friend, something interesting etc.)?

 

Konuşurken karşı tarafa övgüler verin.

Karşı tarafa ufak ufak övgülerde bulanmayı deneyin. Hem konuşmanızı daha samimi yapar hem de karşı tarafı mutlu eder. Bunun için kullanılabilecek yapılara şunlar örnek verilebilir;

  • That s very kind of you… saying that.
  • You look great today.
  • I like your opinion/your thought.
  • I love your tshirt etc.

Samimi olun tabii 🙂

 

Kendinizi tanıtmaktan çekinmeyin.

Su anki hislerinizden, ya da o gün ne yaptığınızdan, ya da son günlerdeki modunuzdan bahsedebilirsiniz. Peki iyi hoş ama kafamda çevirmeden yapamıyorum diyorsanız, etrafınızdaki objelere durumlara baktıkça İngilizcesini düşünerek işe başlayabilirsiniz. Bilmediğiniz kelimelere bakabilirsiniz, bir muhabbet geçti acaba bunu İngilizce nasıl derdim diyerek bi iki saniye düşünerek kendinizi bu tarz bir tempoya hazırlarsanız, bir süre sonra alışkanlık haline gelir ve mutfağa girdiğinizde kitchen kelimesini düşünürsünüz.

Çevrenizdeki nesnelere bakınca İngilizcesini düşünün. Mesela “su” değil de “water” şeklinde söylemeyi ya da en azından bunun İngilizcesi neydi diye düşünmeyi deneyin.

Somut olarak gördüğünüz şeyleri İngilizceleriyle bütünleştirin. En yakınınızdan yani çevrenizden başlarsanız beyniniz somut şeylerle kodladığı için öğrenmeniz daha kolaylaşacaktır.

 

Film izlerken hoşunuza giden ifadeleri sesli söyleyin.

Filmlerle ilgili uzun uzun konuşmuştuk. Kanalımıza giderek o videoyu da izleyebilirsiniz. Ama eğer film izlerken ya da öğrendiğiniz dilde herhangi bir şey duyduğunuzda tekrar edin. Özellikle hoşunuza gidenleri söyleyebilirsiniz. Kullanışlı ifadeleri ne olursa.

Ben mesela film izlerden sürekli duyduğum ifadeleri tekrar ederim. Özellikle British Accent duyduğumda. Hem hoşuma gidiyor hem de yapabiliyor muyum diye kendimi sınamış oluyorum. Tabi eğer yanımda biri varsa rahatsız edebilirim ama yapacak bir şey yok 🙂 Sadece tekrar et. Anlama da odaklanma. Duy bakayım kendini. Nasıl çıkıyor. Aynı tekniği kitaplarda da kullanabilirsiniz tabii ki.

Ayrıca kendinize muhakkak İngilizce bir dizi seçin. Neden dizi? Çünkü devamı geldiği için zamanla karakterlerle bütünleşiyorsunuz. Aksanlarına alışıyorsunuz ki bu şekilde İngilizce öğrendiğinizi unutup doğal bir şekilde İngilizceye maruz kalıyorsunuz.

Dizi Önerilerimiz; Seinfeld, Friends, The Good Place, Ozark

 

Konuşmanızı ilerletmek için muhakkak yazı yazın.

Bir şey üretmenin en güzel yöntemi yazı yazmaktır. Çünkü beyninizin en aktif olduğu zamanlar üretim yaptığı yani ya konuştuğu ya da yazdığı zamanlardır. O yüzden konuşmanızı ilerletmek için öğrendiğiniz kelimelerle ufak da olsa bir cümle ya da paragraf şeklinde yazı yazmayı deneyin. Eğer kendi cümlelerinizi üretebilirseniz, rahat bir şekilde konuşmanıza da yansıtabilirsiniz.

Write a comment